Doğa harikası ölüyor. Ayak bile basılmaması gerekirken dozerle girdiler

Türkiye’nin eşsiz doğal güzelliklerinden biri olan Salda Gölü, son yıllarda karşılaştığı olumsuz gelişmelerle dikkat çekiyor. NASA’nın bile ilgisini çeken bu doğa harikasının etrafında yapılan inşaatlar ve çevresel tahribat, gölün benzersiz beyaz kumlarını ve doğal yapısını tehdit ediyor.

AYAK BİLE BASILMAMASI GEREKİYOR

Ayakla bile basılmasının sakıncalı görüldüğü Salda Gölü’nün etrafında sosyal tesislerin inşa edilmesi ve kamyon-dozer gibi ağır araçlarla göl kıyısına girilmesi, eşsiz beyaz kumların tahribatına neden oldu.

Bu tür yapılar gölün doğal yapısını bozarak, yıllarca süren doğal oluşumları birkaç ay içinde yok etti. Şu an göl çevresindeki toprak yolların asfaltlanması ve artan kirlilik, gölde yeni sorunlara yol açıyor.

Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Dr. Erol Kesici, Salda Gölü’ndeki insan baskısının, göldeki beyaz kayalıkların oluşumunda azalmaya ve kirliliğe neden olduğunu belirtti. Dr. Kesici, Salda Gölü’nün hem Dünya hem de Mars üzerinde benzer jeolojik yapılarla değerli olduğunu vurgulayarak, bu gölün korunmasının önemine dikkat çekti.

BİYOÇEŞİTLİLİĞİN KORUNMASI GEREKİYOR

Salda Gölü’nün kara, tatlı su, kıyı ve deniz ekosistemleriyle önemli bir biyolojik çeşitlilik sunduğunu belirten Dr. Kesici, göldeki endemik bitki ve hayvan türlerinin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Ancak, son yıllarda artan insan faaliyetleri ve çevresel etmenler, gölün bu değerli özelliklerini tehdit ediyor.

“KİRLENMENİN ÖNÜNE GEÇİLMESİ NEREDEYSE İMKANSIZ”

Kapalı havza gölleri, içerdikleri kirliliği dışarı atamadıkları için çok hassas ve çabuk kirlenebilirler. Dr. Kesici, Salda Gölü’nün bu özelliklerinden dolayı kirlenmenin önüne geçilmesinin neredeyse imkansız olduğunu belirtti. Ayrıca, çevresel faktörler ve yapılan yapılar gölün ekosistemini olumsuz etkiliyor.

“YASALAR UYARMALI”

Salda Gölü çevresindeki kirli kullanımların ve artan araç trafiğinin gölün doğal yapısına verdiği zararlar gün geçtikçe artıyor. Dr. Kesici, bu olumsuzlukların önüne geçilmesi için bilimsel ve doğa koruma yasalarının etkin bir şekilde uygulanması gerektiğini ifade etti.

“SALDA GÖLÜNE VÜCUDUMUZ DEĞİL GÖZÜMÜZ DEĞSİN” ÇAĞRISI..

Dr. Kesici, Salda Gölü’nün bilimsel değerini ve dünya mirası niteliğini korumak için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı. “Salda Gölü’ne vücudumuz değil, gözümüz değsin. Salda’yı uzaktan sevmek, gelecek kuşaklarımız için çok önemlidir,” şeklinde uyarıda bulundu. Gölün korunması, insanlığın ortak mirasının gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir sorumluluk taşıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir